Bir Yabancı Dili Öğrenmeniz İçin Neleri Bilmeniz Gerekir? – Bölüm 3: Öğrenmenizi Dengeleyin – Dinleme ve Okuma Yoluyla Öğrenin

Bir dili dinleme yoluyla nasıl öğrenebilirsiniz?

Başka bir dili öğrenmenin en baştaki evrelerinde yapılması yararlı bir şey, hiçbir şey anlamasanız bile, dili konuşulduğu şekilde dinlemektir. Bunu yapmanın etkili bir yolu, o dilde altyazılı bir film izlemektir. Bu tür biçim odaklı dinleme, konuşmaya başladığınızda size çok yararı olacak olan bir his sahibi olmanıza yardımcı olur.

Daha sonraları, dildeki beceriniz geliştikçe, biraz dinleme uygulaması yapmanın iyi bir yolu da senaryosunu internetten indirebileceğiniz bir film bulmak ve senaryoyu filmi seyretmeden önce incelemektir. İlk aşama, bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını bulmak ve cümlelerinin ne anlama geldiğini öğrenmektir. Ardından filmi altyazıyla izleyebilirsiniz. Birkaç hafta sonra filmi tekrar izleyin.

Yine, birçok basamaklı okuma kitabı şimdilerde metnin sözlü versiyonunu da içeren bir ses CD’si ile birlikte geliyor. Dinlemeden önce okumayı ve dinlerken okumayı deneyebilirsiniz.

Etkinlik 3.1: Dinlerken okuma

Bir ses kaydını dinlerken aynı metni sessizce okuyun.

Bu etkinlik, bir beceriyi (okuma) diğerini (dinleme) desteklemek için kullanır. Dil öğrenenler okurken dinleme yapmayı yalnızca dinleme yapmaya tercih ederler ve dinlerken okuma yaptıkları zaman daha yüksek kelime öğrenme ve anlama puanı kazanma eğilimini gösterirler.

Bir filmi seyretmek için ne kadar kelime bilmeye ihtiyacınız var?

Filmler genellikle 10.000 kelimeden daha kısadır (bir roman genellikle 100.000 kelimenin üzerindedir). Filmler genellikle yaklaşık 1.000 farklı kelime ailesi içerir. Bu kelimeler bir dizi kullanım sıklığı seviyesi ile belirlenmektedir. Herhangi bir hazırlık olmadan bir filmdeki kelimelerin çoğunu anlamak için makul büyüklükte bir kelime haznesine (en az 3.000 kelimeye ve tercihen yaklaşık 6.000 kelimeye) sahip olmanız gerekir.

Bir filmdeki farklı kelimelerin sayısı o kadar fazla olmadığından, senaryoyu okumak ve kelimeleri incelemek suretiyle bir film için hazırlanmak yapılması mümkün bir iştir.

Edindiğiniz anlamlı girdi miktarının dili ne kadar öğrendiğinizin üzerinde kuvvetli bir etkisi olduğundan, kendinize uygun seviyede düzenli olarak çok miktarda dinleme ve okuma girdisi edinmeye çalışmanız gerekir.

Bir dili okuma yoluyla nasıl öğrenirsiniz?

Okuma yoluyla çok fazla dil öğrenmenin mümkün olduğunu gösteren çok sayıda araştırma vardır.

Dil yeterliliğini geliştirmenin bir yolu olarak okumayı kullanmak istiyorsanız, ne yapmalısınız?

1 Sizin için doğru seviyedeki metinleri okuyun. İngilizce öğreniyorsanız bunu yapmak kolaydır, ancak diğer birçok dili öğrenenler için bu muhtemelen imkansızdır. Bunun nedeni, İngilizce öğrenenler için kontrollü bir kelime dağarcığı kullanılarak özel olarak yazılmış basamaklı okuma kitabı diye adlandırılan çok sayıda kitabın olmasıdır. Basamaklı okuma kitapları yabancı dil öğrenenler için özel olarak hazırlanmış kitaplardır, böylece neredeyse her dil yeterlik seviyesinde öğrenciler kendileri için doğru seviyede olan kitapları okuyabilirler.

Basamaklı okuma kitapları, kontrollü bir sözcük dağarcığı kullanılarak çeşitli seviyelerde yazılır. Hemen hemen dil öğretimi yayınları yapan her büyük yayınevinin kendi basamaklı okuma kitapları serisi vardır. Oxford University Press’in Oxford Bookworms’u, Cambridge University Press’in Cambridge English Readers’ı, Penguin’in Penguen Readers’ı ve Heinemann’ın Foundation Readers’ı ile National Geographic Readers’i vardır.

Oxford Bookworms serisi aşağıdaki seviyelere sahiptir.

Yani, yalnızca 400 kelime bilen bir kişi, 1. seviyede birkaç kitap okuyabilir.

Basamaklı okuma kitaplarıyla ilgili iyi şeylerden biri de karşılaşılan her kelimenin kitapta tekrar kullanılmasa da öğrenmeye değer olmasıdır.

Basamaklı okuma kitapları serisi yaklaşık 3.000 kelime civarında biter. Bundan daha fazla kelime biliyorsanız, 4000, 6000 ve 8000 kelime düzeyinde yazılmış Orta sıklık kelime kitapları (Midfrequency readers) okumanız gerekir. Bu kitaplar ücretsizdir ve Paul Nation’ın web sitesinde http://www.victoria.ac.nz/lals/staff/paul-nation.aspx. erişilebilirler. Bu kitaplar elektronik okuyucular veya tablet bilgisayarlarda okunabilirler.

Basamaklı okuma kitapları hakkında daha fazla bilgi edinmek için Yüzeysel Okuma Vakfı (The Extensive Reading Foundation) web sitesini ziyaret edin ve hangi basamaklı okuma kitaplarının oylama ile en iyi seçildiklerini öğrenin. Orada Japonca ve Fransızca birkaç basamaklı okuma kitabı vardır.

İngilizce dışındaki bir dili öğreniyorsanız, o dili anadili olarak konuşanların okulda okumayı öğrenmeye başladığında kullandığı kitapları elde bulundurmak yararlı olacaktır. Bunun nedeni, bu kitapların kelime dağarcığı küçük olan kişiler için yazılmış olmaları ve bu ana dil kullanıcılarının bilmeleri muhtemel olmayan kelimeleri öğretmemeleridir. Bir diğer iyi okuma kaynağı, özellikle küçük çocuklar için yazılmış bir ansiklopedi okumaktır.

2 Okumanızı kelime kartları veya kelime öğretme programlarıyla planlı öğrenme yaparak takviye edin

3 Kolayca sözcük araması yapabilen bir program kullanarak elektronik metinleri okuyun.

Örneğin, Kindle veya Kobo’yu kullanarak bir kelimenin anlamını o kelimeye dokunarak arayabilirsiniz. Kindle’a bir metin koymak için, özel Kindle e-posta adresinizi bulmanız gerekir. Bu adresi bulmak için, Amazon Kindle web sitesine giriş yapın. Hesabınızı (Your account) seçin ve dikey menünün ilk başlığını, Hesabınız (Your account) tıklayın, (Sol sütunu görmüyorsanız, bunun nedeni henüz kendi hesabınıza giriş yapmamanız olabilir). En sol sütunda, Kindle hesabınız’ın (Your kindle account) altında, kişisel belge ayarlarını (Personal document settings) tıklayın. Bu, cihazlarınızın veya uygulamalarınızın e-posta adreslerinin bir listesini verecektir. Okumak istediğiniz herhangi bir belgeyi bu adrese e-postayla gönderebilirsiniz; o belge cihazınızdaki Kindle uygulamasında görünecektir.

4 Bol miktarda okumaya dikkat edin. Yetkinlik düzeyiniz ne kadar yüksek olursa, o kadar size uygun seviyedeki kelimelerle karşılaşmaya ve onları öğrenme şansına sahip olmaya yetecek sayıda okuma yapmanız gerekir. (bkz. Not 8.2: Ne kadar okuma yapmaya ihtiyacınız var?).

Okumak, öğrenmenin önemli koşulu olan tekrar etmeyi sağlayarak, dil öğrenmeyi kolaylaştırır. Yani okuma yoluyla dil öğrenenler sözcükleri, sözcük gruplarını ve dilbilgisi yapılarını farklı seferlerde görürler ve yüksek bir olasılıkla bunları öğrenme fırsatları olur.

Etkinlik 3.2: Yüzeysel Okuma

Yüzeysel okuma, doğru seviyedeki materyali kullanarak büyük miktarda okuma yapmayı içerir. İdeal olarak, bu tür okuma eğlenceli olmalıdır. Doğru seviyede olan materyal her 100 kelimede iki bilinmeyen kelimeden daha fazlasını içermez (yaklaşık her beş satırda 1 veya daha az bilinmeyen kelime). Başlangıç ve orta seviyedeki öğrenenler için bu, kontrollü bir sözcük dağarcığı içinde yazılı kitapları okumak (basamaklı okuma kitapları) demektir. 

Amaç, en azından bir veya iki saat harcayarak, haftada bir kitap okumaktır. İyi dengelenmiş bir dil kursunda, kurs zamanının dörtte birinden biraz az bir zaman yüzeysel okumaya harcanmalıdır.

Bu zamanın üçte ikisi birkaç bilinmeyen kelime içeren materyalleri okumakla geçirilmeli ve üçte biri okumada akıcılığını geliştirmek için hızlı bir şekilde çok kolay metinler okumakla geçirilmelidir.

Okumaya ilişkin anlama testleri yapmak gerekli değildir, her ne kadar İngilizce öğrenenler için böyle testler yapan web siteleri olsa da (Yüzeysel Okuma Vakfı web sitesine bakın

http://erfoundation.org/wordpress/graded-readers/mreader/

Yüzeysel okuma üzerinde yapılan araştırmalar, bu tür okumanın okuma, sözcük dağarcığının gelişimi ve çok çeşitli dil becerileri ve bilgisinde artış sağladığını göstermiştir.

Araştırmalar, okuma yoluyla kelime, kelime grupları, dilbilgisel özellikleri öğrendiğimizi ve okuma becerimizi geliştirdiğimizi göstermiştir. Okumak da başarı duygularının hissedilmesiyle sonuçlanabilir; çok fazla zaman almaz ve çok keyifli olabilir.

Etkinlik 3.3: Aynı konuda okuma

Tek bir konu ya da konu alanı içinde kalmak bazen aynı konuda okuma olarak adlandırılır. Bu tür okumanın dil öğrenimi üzerinde üç temel etkisi vardır. En güçlü etkisi, karşılaştığınız farklı kelimelerin toplam sayısını azaltmasıdır. Birçok farklı konunun olması, okumanın çok çeşitli bir kelime dağarcığı ve metinlerde yalnızca bir kez ortaya çıkacak daha pek çok sözcükle sonuçlanması demektir.

Ayrıca, aynı konu alanında kalarak, okumayı kolaylaştıracak çok miktarda faydalı içerik bilgisine sahip olur ve bilinmeyen kelimeleri bağlamdan daha kolay tahmin edersiniz.

Aynı alanda okumayı (1) bir uzmanlık bilgi alanı içinde, tercihen iyi bildiğiniz bir konuda, (2) gazeteleri okurken aynı haber veya genel konuyu izleyerek veya (3) Konu günlükleri (Issue logs) tutarak yapabilirsiniz (bkz. Etkinlik 8.1).

Ancak, çok fazla kelime biliyorsanız, 6.000 veya 7.000 kelimeden fazla, öğrenebileceğiniz henüz bilmediğiniz kelimelerle karşılaşabilmek için geniş çaplı okumak sizin için daha yararlı olabilir. Bir dizi farklı konuyu okumak, karşılaşacağınız farklı kelimelerin sayısını büyük ölçüde artırır. Mevcut yeterlik seviyenizde bunun sizin için iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi olduğunu düşünmelisiniz.

İlginizi çeken bir kitabı seçmek ve onu başından sonuna kadar karşılaştığınız bütün yeni kelimeleri öğrenerek okumak iyi bir fikir midir?

Bu genellikle, kitap kontrollü bir kelime dağarcığı kullanılarak yazılmamışsa veya birçok şey bildiğiniz bir konuda değilse, iyi bir fikir değildir. Bunun iyi bir fikir olmamasının temel nedeni, kitabın çok sayıda (muhtemelen 1000’den fazla) bilinmeyen kelime içerecek olmasıdır; bu kelimelerin çoğu mevcut bilgilerinizin çok dışında olacak ve o kitapta ya da okuduğunuz bir sonraki kitapta bile tekrar edilmeyecektir. Herhangi bir metindeki farklı kelimelerin yaklaşık yarısı yalnızca bir kez görülür. Metnin her bir satırında bilinmeyen bir kelimeyle karşılaşmanız muhtemeldir.

Ancak, aşağıdaki koşullardan biri veya daha fazlası mevcutsa, bir kitapla uğraşmaya değer:

1 Kitap, dersiniz için belirlenmiş bir metindir.

2 Kitap, okuduğunuz akademik alanda önemli bir metindir. Alanınızın teknik kelime dağarcığını öğrenmenize yardımcı olacaktır.

3 Kitabın konusu size çok aşinadır ve teknik terimler ana dilinizdekilere benzerdir.

4 Ana dilinizde önceden okuduğunuz bir romandır, böylece bilinmeyen kelimeleri kolayca tahmin edebilir veya atlayabilirsiniz.

Metnin elektronik bir sürümünü satın alırsanız veya elektronik bir sürüm oluşturmak için taratırsanız, böyle bir kitabı okumayı kolaylaştırabilirsiniz (elektronik sürümü diğer insanlara dağıtmayın çünkü bu telif haklarını ihlal edecektir). Metni Kindle veya Kobo gibi elektronik bir okuyucuya koyarsanız, kolayca sözlük araması yapabilirsiniz. Uzun metni okumanın yararlı bir alternatifi de aynı konudaki çeşitli kısa metinleri okumaktır.

Uzun bir metni okuyup bitirdiğinizde, aynı kitabı tekrar okumak mı yoksa farklı bir kitap okumak mı daha iyidir?

Bir kitabı yeniden okumanın avantajları şunlardır:

1 ilk kez okumaktan çok daha kolay olacaktır

2 kelime dağarcığının tekrarlanmasını sağlayacaktır

3 daha önce gördüğünüz kelimelerin hatırlanması için bir fırsat sağlayacaktır

4 okumada akıcılığa yardımcı olabilir

5 aynı uzunluğa sahip farklı bir kitabı okumaktan çok daha az zaman alacaktır.

Farklı bir kitabı okumanın avantajları şunlardır:

1 önceki kitapta karşılaşılan kelimelerin bazılarıyla tekrar karşılaşılır

2 öğrenilecek çok fazla yeni kelime olacaktır.

Bu iki liste, bir kitabı yeniden okumanın iyi bir fikir olduğunu ve bir dil öğrenme programında yeniden okuma ve farklı okumanın karışımlarının bulunmasının iyi olacağını göstermektedir.

Dil öğrenmenin ilk aşamalarında amacınız anlamlı dinleme ve okuma yapmak için haftada en az yarım saat ila bir saat arasında bir zaman harcamak olmalıdır. Yeterliliğiniz geliştikçe bu zamanı arttırmaya ihtiyaç duyacaksınız.

Girdi yoluyla öğrenmeyi inceledikten sonra gelecek bölümde çıktı yoluyla (konuşma ve yazma) öğrenmeye bakacağız.

(Devam Edecek: Bölüm 4 Öğrenmenizi Dengeleyin – Konuşma ve Yazma Yoluyla Öğrenin)